Dişil ve Eril Enerji: Cinsiyet Mi, Denge Mi?

Sosyal medyada dişil enerji ve eril enerji kavramlarını sıkça duyuyoruz. Neredeyse herkesin diline pelesenk olmuş durumda. Peki bu kavramları ne kadar doğru algılıyoruz? Dişil ve eril enerji gerçekten cinsiyetlere mi özgü? Yani dişil enerji dediğimiz şey sadece kadınlara mı ait?

Ocak 23, 2026 - 18:00
 0   148.5bin
Dişil ve Eril Enerji: Cinsiyet Mi, Denge Mi?

Bu sorulara yanıt ararken, meseleyi sosyal medyanın yüzeysel anlatısından çıkarıp psikoloji alanına taşımak gerekiyor.

Psikoloji literatüründe Carl Gustav Jung, bu konuya oldukça farklı ve derin bir perspektif sunar. Jung’a göre insanın bireyleşme süreci, yani özüne ve gerçek benliğine ulaşması; anima ve animus arasındaki dengeyle mümkündür.
Anima, insanın dişil yönünü; animus ise eril yönünü temsil eder. Bu iki yön, cinsiyetten bağımsız olarak her insanın içinde vardır.

Jung, insanın özüne yani cevhere ulaşmasını, anima ve animusun dengede olmasına bağlar. Anima ve animus dengede olduğunda kişi, kendi benliğini en verimli ve en doyumlu şekilde kullanabilir. Bu denge yalnızca iç dünyamızı değil, günlük hayattaki ilişkilerimizi ve karar alma süreçlerimizi de doğrudan etkiler.

Denge bozulduğunda ise bazı zorlayıcı durumlar ortaya çıkar. Anima, yani dişil taraf baskın hâle geldiğinde — Jung’un tanımıyla karanlık dişil yön devreye girdiğinde — aşırı duygusallık, bağımlılık ve manipülasyon gibi durumlarla karşılaşabiliriz. Oysa anima dengede olduğunda; yaratıcılık, bilgelik, empati ve şefkat gibi insana iyi gelen duyguların merkezinde oluruz.

Animus, yani eril taraf baskınlaştığında ise dominant, dürtüsel, aşırı kontrolcü ve kaba davranışlar görülebilir. Bu hâl hem kişiyi hem de çevresini yorar. Ancak animus dengede olduğunda; kararlılık, özgüven ve cesaret ortaya çıkar. Bu da insanı daha konforlu ve daha huzurlu bir yaşam alanına taşır.

Elbette bu dengeyi sağlamak kolay değildir. İnsan hayatının bazı dönemlerinde fazla verici, aşırı şefkatli ve duygusal olabilir; bazı dönemlerinde ise fazlasıyla rasyonel davranıp duyguları ve maneviyatı bir kenara bırakabilir.
Dengeyi bulmak kısa vadeli bir hedef değil; zaman isteyen, kendini tanımayı gerektiren uzun bir yolculuktur. Ve belki de bu yolculuğun en güzel yanı, insanın kendini keşfederken dönüşmesidir.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevgi Sevgi 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Canına Vay Canına 0