Alman Devinden Türkiye’ye 50 Milyon Avroluk Yatırım: ENERCON, Türkiye’yi Bölgesel Üs Yapıyor
Alman rüzgar türbini üreticisi ENERCON, Türkiye'yi stratejik bir üretim ve ihracat merkezi olarak konumlandırma kararı aldı. Şirketin Operasyondan Sorumlu Başkanı (COO) ve Yönetim Kurulu Üyesi Heiko Juritz, 15. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK) kapsamında yaptığı açıklamada, Türkiye'de kurulacak yeni fabrikaya ve şirketin gelecek hedeflerine dair kritik detaylar paylaştı.
50 Milyon Avroluk Yeni Fabrika Yolda
ENERCON, 2026 yılının dördüncü çeyreğinde Türkiye'de 50 milyon avro yatırımlarla yeni bir türbin rotor fabrikası kuracak.
-
En Yeni Teknoloji: Fabrikada üretilecek teknoloji, şu an Avrupa'daki (örneğin Portekiz) tesislerde kullanılan "kanıtlanmış en yeni nesil teknoloji" olacak.
-
Büyük Ölçekli Türbinler: Bu tesiste, özellikle büyük ölçekli rüzgar türbinleri için geliştirilen yeni nesil türbin kanatları üretilecek.
-
YEKARES-2025 Tedariği: Şirketin kısa süre önce kazandığı iki YEKA RES-2025 projesinde kullanılacak ekipmanlar da doğrudan bu yeni fabrikadan karşılanacak.
Çevre Ülkelere İhracat Kapısı Açılıyor
ENERCON Türkiye Genel Müdürü Arif Günyar'ın paylaştığı bilgilere göre, yeni fabrikada yapılacak üretimin yaklaşık %50'si iç pazar talebini karşılayacak. Geri kalan %50'lik kısım ise küresel tedarik zincirine entegre edilerek başta Romanya, İtalya, Yunanistan ve Balkan ülkeleri olmak üzere çevre pazarlara ihraç edilecek. Böylece Türkiye, bölgenin rüzgar enerjisi lojistik ve üretim merkezi haline gelecek.
Sırada Hibrit Enerji ve Batarya Depolama Var
Heiko Juritz, ENERCON'un Türkiye'deki planlarının sadece rüzgar türbini üretimiyle sınırlı kalmayacağını müjdeledi. Şirket, Almanya'da uygulamaya koyduğu hibrit enerji çözümleri ve batarya depolama sistemlerini Türkiye'ye de taşımayı planlıyor. Türkiye, markanın batarya yatırımlarında öncelikli hedef ülkeleri arasında yer alıyor.
Yatırımcı Gözüyle Türkiye Pazarı: "Öngörülebilirlik" ve "Adil Rekabet" Vurgusu
Juritz, Türkiye'deki mevcut yatırım iklimi ve rüzgar enerjisi sektörü hakkında iki önemli konuya dikkat çekti:
-
Mevzuat İstikrarı: Türkiye'nin her yıl yeni YEKA ihaleleri açma planını ve mevcut YEKA modelini Avrupa ile kıyaslandığında oldukça başarılı bulduklarını belirten Juritz; regülasyonların sık değişmesinin risk yarattığını, büyük kapasiteli yatırımlar için talep ve mevzuatta öngörülebilirlik ve istikrar beklediklerini ifade etti.
-
Yerli Üreticinin Korunması: Bazı yabancı şirketlerin Türkiye'de hiçbir üretim ve istihdam yatırımı yapmadan sadece satış gerçekleştirdiğini, bunun "adil rekabet ortamını" bozduğunu belirten Juritz, Türkiye'de üretim ekosistemine katkı sunan firmaların destekleyici mekanizmalarla korunması gerektiğinin altını çizdi.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Sevgi
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Vay Canına
0
