Venezuela’nın yarım asırlık petrol dosyası: ABD’li şirketlerle bitmeyen tazminat gerilimi
Venezuela’nın petrol sektörünü millileştirme süreci, ABD’li enerji devleriyle onlarca yıldır süren tazminat davalarına konu olurken, Washington’un “petrolümüz çalındı” iddiası ekonomistler tarafından gerçekçi bulunmuyor.
Venezuela ile ABD’li petrol şirketleri arasındaki tazminat tartışmaları, ülkenin petrol sektörünü millileştirdiği 1970’li yıllara uzanıyor. Washington’un son dönemde yeniden gündeme taşıdığı suçlamalar ise tarihsel veriler ve uluslararası kararlarla çelişiyor.
Washington Post’un haberine göre, Venezuela’da 1908-1935 yılları arasında iktidarda olan Juan Vicente Gomez döneminde, üç yabancı petrol şirketine ülkenin petrol pazarının yaklaşık yüzde 98’ini kontrol etme imtiyazı verildi. Bu süreçte Venezuela, dünyanın en büyük ikinci petrol üreticisi ve en büyük ihracatçılarından biri haline geldi. Petrol, ülke ihracatının yüzde 90’ından fazlasını oluşturuyordu.
Ancak sonraki yönetimler, ülke kaynakları üzerinde daha fazla söz sahibi olmayı hedefledi. Eski Devlet Başkanı Isaias Medina Angarita döneminde 1943 yılında çıkarılan yasa ile yabancı petrol şirketlerinin elde ettikleri kârın yarısını devlete aktarması zorunlu hale getirildi.
1976’da millileştirme kararı
Bu adımların devamında, 1976 yılında Venezuela petrol sektörünü millileştirdi. Arama, üretim, rafinaj ve ihracat faaliyetleri, devlete ait petrol şirketi Petroleos de Venezuela S.A. (PDVSA) çatısı altında toplandı. Bu karar, o dönemde Exxon, Mobil, Shell ve Gulf Oil gibi çok sayıda yabancı şirketin faaliyetlerini doğrudan etkiledi.
Hugo Chavez’in 1999’da devlet başkanı seçilmesinin ardından ise devletin petrol sektöründeki payı daha da artırıldı. Bu süreç, Venezuela’nın enerji politikalarında egemenlik vurgusunu güçlendirdi.
ABD’li şirketlerin tazminat talepleri
Millileştirme sürecinden en çok etkilenen şirketler arasında, daha sonra birleşen Exxon ve Mobil, Chevron adını alan Gulf Oil, Shell ve ConocoPhillips yer aldı. Dönemin basınında yer alan haberlere göre, bu şirketlerin toplam kaybı yaklaşık 5 milyar dolar olarak hesaplandı ve her birine yaklaşık 1 milyar dolar tazminat ödendi.
ExxonMobil ve ConocoPhillips, yeni sözleşme koşullarını kabul etmeyerek tahkime başvurdu ve toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık tazminat talebinde bulundu. Chevron ve Repsol ise Venezuela’daki faaliyetlerini yeni anlaşmalarla sürdürdü. Chevron, bugün ülkede faaliyet gösteren tek ABD’li petrol şirketi konumunda bulunuyor.
Uluslararası Ticaret Odası ve Dünya Bankası’na bağlı tahkim mekanizmaları, farklı yıllarda ExxonMobil ve ConocoPhillips lehine milyarlarca dolarlık tazminat kararları aldı. Ancak Venezuela, hiper enflasyon ve yaptırımlar nedeniyle bu ödemelerin tamamını henüz gerçekleştiremedi.
“Trump’ın iddiası asılsız”
Denver Üniversitesi’nden Venezuelalı ekonomist Francisco Rodriguez, ABD Başkanı Donald Trump’ın “Venezuela petrolümüzü çaldı” yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Rodriguez, petrol sektöründeki millileştirmenin uzun yıllara yayılan bir devlet politikası olduğunu vurguladı.
Rodriguez’e göre, ABD yönetimi bir yandan tazminat ödemelerini yaptırımlarla zorlaştırırken, diğer yandan Venezuela’yı petrol hırsızlığıyla suçluyor. Ekonomist, bu yaklaşımın hem tarihsel süreci hem de uluslararası hukuk kararlarını göz ardı ettiğini ifade etti.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Sevgi
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Vay Canına
0
