İsrail, Barak MX sistemlerini Güney Kıbrıs’a konuşlandırdı
Eurasian Times ve Güney Kıbrıs kaynakları, İsrail’in Barak MX hava savunma sistemi sevkiyatının Limassol limanı üzerinden ikinci parti olarak adaya ulaştığını bildiriyor. İsrailli eski IAI yöneticisi Shay Gal’ın “Ada’nın kuzeyini özgürleştirme” çağrısı Ankara ve KKTC’de sert tepkilere yol açtı.
srail’in, gelişen bölgesel gerilim ortamında Barak MX hava savunma sistemlerinin Güney Kıbrıs’a sevk ettiğine dair haberler gündeme damga vurdu. Eurasian Times ve Güney Kıbrıs medyası sevkiyatın Limassol limanı üzerinden gerçekleştirildiğini ve sistemin Papafos’taki Andreas Papandreou Üssü civarına konuşlandırılmasının planlandığını bildirdi; haberlere göre bu sevkiyat Aralık 2024’teki ilk teslimatın ardından adaya gönderilen ikinci parti.
Barak MX, kısa, orta ve uzun menzilli varyantlara sahip, AESA radarlarıyla çok hedefli izleme ve 150 km’ye kadar değişen menzillerde füze engelleme yeteneği sunan modern bir hava savunma sistemi olarak tanımlanıyor. Uzman analizleri, adaya konuşlandırılmasının yaklaşık 460 km'lik bir gözetleme menzili oluşturarak Doğu Akdeniz’de Türkiye hava sahasını da kapsayacak türde bir “gözlem şemsiyesi” kurulmasına yol açabileceğini öne sürdü. Bu gelişme, adada ve bölgedeki güvenlik dengeleri bakımından hassasiyet yaratıyor.
Sevkiyat ve konuşlandırma iddialarının gölgesinde İsrailli güvenlik analistlerinden Shay Gal tarafından kaleme alınan bir makale/analiz daha büyük tepki çekti. Gal, İsrail’in Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile koordinasyon içinde Kuzey Kıbrıs’a yönelik askeri planlar hazırlaması gerektiğini savundu; makalesinde böyle bir operasyonun Türkiye’den gelebilecek takviyeleri engelleyebileceğini ve adadaki Türk komuta yapısını hedef alacağını ileri sürdü. Bu ifadeler özellikle Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta sert karşılık gördü ve bölgedeki siyasi gerilimi artırdı.
Türkiye cephesinde yorumlar hızlı oldu. Uzmanlar ve bazı yetkililer, adaya yapılan sevkiyatın ve İsrailli yazarın önerilerinin KKTC’nin haklarını ve adadaki Türk varlığını hedef aldığı değerlendirmesinde bulundu; bazı yorumcular, bölgesel ittifakların ve üs paylaşım anlaşmalarının Ada’daki statükoyu daha da zorlayabileceğine dikkat çekti. Aynı dönemde Güney Kıbrıs’ın savunma kapasitesini güçlendirme çabalarının, Rusya kaynaklı eski Sovyet sistemlerinden İsrail yapımı modern sistemlere yönelme sonucu olduğu da hatırlatıldı.
Güney Kıbrıs yetkilileri resmi olarak bazı ayrıntıları doğrulamaktan kaçınırken, yerel basın sevkiyatın Limassol üzerinden yapıldığını ve konuşlandırma noktası olarak Andreas Papandreou Üssü çevresinin öne çıktığını yazdı. Bölgedeki askeri hareketlilik ve artan iş birlikleri, Doğu Akdeniz’deki gerilimlerin yeniden alevlenmesine neden olurken diplomatik kanallarda da hareketlilik gözlemleniyor.
Analistler, bu tür konuşlandırmaların hem gözetleme/erken uyarı kapasitesini hem de caydırıcılığı artırabileceğini ancak aynı zamanda karşı tarafların güvenlik endişelerini tırmandırıp yanlış hesaplamalara yol açma riski bulunduğuna işaret ediyor. Önerilen çözüm yolları arasında bölgesel diplomasi kanallarının işletilmesi, şeffaflık çağrıları ve mevcut gerilimleri azaltmaya yönelik güven artırıcı önlemler yer alıyor.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Sevgi
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Vay Canına
0
