ABD ile İran arasında aylardır devam eden nükleer müzakereler sürerken, Washington’dan gelen açıklamalar tansiyonu yeniden yükseltti. Özellikle Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın sözleri, diplomasinin yerini askeri senaryoların alabileceği yönündeki endişeleri artırdı.
Graham, ABD’nin İran konusunda kararını “zaten aldığını” öne sürerek, bölgede artan askeri hareketliliğe dikkat çekti. “Bütün bu gemiler yılın bu döneminde hava güzel olduğu için burada değil” ifadelerini kullanan senatör, askeri seçeneğin masada olduğunu açık şekilde dile getirdi.
“Dönüm Noktası Haftalar Uzakta”
Sky News Arabia’ya verdiği röportajda Graham, İran’a karşı askeri eylemin gerekli olduğunu savundu. Önümüzdeki sürecin kritik olduğunu belirten senatör, “Dönüm noktası aylar değil, haftalar uzakta” sözleriyle zamanlamaya işaret etti.
Graham ayrıca İran’da liderlik değişimi gerektiğini savunarak, “Gerçek değişim fedakârlık olmadan gelmez. Yardım geliyor ve İran halkı için gerçeğe dönüşecek” dedi. Bu açıklamalar, Washington’da İran dosyasının yalnızca nükleer programla sınırlı görülmediğini bir kez daha ortaya koydu.
Müzakerelerde Kritik 30 Gün
ABD ile İran arasındaki görüşmelerde taraflar kamuoyuna “ilerleme sağlandı” mesajı verse de, temel başlıklarda ciddi görüş ayrılıkları sürüyor. Tahran yönetimi müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmasını isterken, Washington balistik füze programı ve bölgesel aktörlere verilen desteğin de masada olmasını talep ediyor.
Eski Başkan Donald Trump döneminde sertleşen söylemler ve askeri yığınak adımları, bugün yeniden hatırlatılıyor. Trump, geçmişte diplomasi başarısız olursa askeri seçeneğin devreye girebileceğini açıkça dile getirmişti.
Graham’ın “Önümüzdeki 30 gün belirleyici olacak” sözleri ise sürecin kritik bir eşikte olduğunu gösteriyor. Bölgedeki askeri hareketlilik artarken, diplomasinin mi yoksa güç gösterisinin mi ağır basacağı sorusu önümüzdeki haftalarda netleşecek.
Uzmanlara göre, olası bir askeri hamle yalnızca iki ülkeyi değil, tüm Orta Doğu’yu etkileyecek zincirleme sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle gözler hem Cenevre’deki müzakere masasında hem de bölgedeki askeri konuşlanmada.