Yeni Eğitim Yılında Beceri Temelli Müfredatın Uygulama ve Ölçme Boyutu Öne Çıkacak

2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül’de başlayacak. Yaklaşık 18 milyon öğrenci yeni eğitim döneminde ders başı yaparken, yapay zekanın eğitim süreçlerine etkisi ve beceri temelli öğrenme yaklaşımı da gündemin önemli başlıkları arasında yer alacak. Doping Hafıza Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Arif Karakuş, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin uygulama ve ölçme boyutunun belirleyici olacağına dikkat çekti.

Ağustos 28, 2026 - 14:03
 0   158.5bin
Yeni Eğitim Yılında Beceri Temelli Müfredatın Uygulama ve Ölçme Boyutu Öne Çıkacak

Yeni eğitim öğretim yılının başlamasına kısa süre kala eğitim dünyasında yapay zekanın öğrenme süreçlerine etkisi, gelecekte öne çıkacak yetkinlikler ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin beceri temelli yaklaşımı yeniden gündeme geldi.

2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül’de başlayacak. Yaklaşık 18 milyon öğrenci, 79 günlük yaz tatilinin ardından okullarına dönecek.

Doping Hafıza Bilim Kurulu ve Yönetim Kurulu da yeni dönem öncesinde bir araya gelerek yapay zekanın eğitim üzerindeki etkisini, gelecekte öne çıkması beklenen becerileri ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin yaklaşımını değerlendirdi.

“Artık kritik soru ‘Ne biliyorsun?’ değil”

Doping Hafıza Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Arif Karakuş, yapay zekanın bilgiye erişimi ve içerik üretimini hızlandırmasıyla birlikte eğitimde öğrencilerin yalnızca bilgi edinmesinin yeterli olmadığını belirtti.

Karakuş, öğrencilerin karşılaştıkları bilgiyi sorgulama, doğrulama, ilişkilendirme ve kullanma becerilerinin giderek daha fazla önem kazandığını ifade etti.

“Yapay zekayla birlikte bilgiye erişim hızlandı. Eğitim açısından kritik soru artık ‘Ne biliyorsun?’ değil, ‘Bildiğini nasıl değerlendiriyor ve kullanıyorsun?’ oldu” diyen Karakuş, bilgiyi sorgulayabilme, doğruluğunu değerlendirebilme, farklı bilgiler arasında bağlantı kurabilme ve bilgiyi problem çözmede kullanabilmenin geleceğin temel yetkinlikleri arasında yer aldığını söyledi.

Karakuş, öğrencilerin yapay zeka sistemlerinin nasıl çalıştığını anlamalarının yanı sıra bu sistemlerin ürettiği sonuçları eleştirel biçimde değerlendirebilmelerinin ve teknolojiyi etik ve sorumlu şekilde kullanabilmelerinin de önem kazandığını vurguladı.

İş dünyasında analitik düşünme öne çıkıyor

Eğitimdeki beceri dönüşümünün iş dünyasının beklentileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karakuş, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Geleceğin Meslekleri (Future of Jobs) araştırmasına dikkat çekti.

55 ekonomide binden fazla işverenin görüşlerine dayanan ve 14 milyondan fazla çalışanı temsil eden araştırmaya göre, çalışanların mevcut beceri setlerinin yüzde 39’unun 2030’a kadar değişmesi veya güncelliğini yitirmesi bekleniyor.

Araştırmada analitik düşünme, işverenlerin yaklaşık yüzde 70’i tarafından temel beceriler arasında gösteriliyor. Yaratıcı düşünme, dayanıklılık ve esneklik, teknoloji okuryazarlığı, merak ve yaşam boyu öğrenme de öne çıkan yetkinlikler arasında bulunuyor.

Karakuş, iş dünyasındaki bu dönüşümün eğitimde beceri boyutunun neden giderek daha önemli hale geldiğini gösterdiğini belirterek, öğrencilerin değişen dünyadaki sorunları anlamlandırabilmeleri açısından bu yetkinliklerin kritik olduğunu ifade etti.

Maarif Modeli’nin beceri yaklaşımı dikkat çekiyor

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin resmi Beceriler Çerçevesi’nde 20 bütünleşik kavramsal becerinin yanı sıra karar verme, problem çözme ve eleştirel düşünmeden oluşan üç üst düzey düşünme becerisi yer alıyor.

Modelde ayrıca öğrencilerin kişisel, sosyal ve entelektüel gelişimlerini kapsayan 21 eğilim tanımlanıyor. Bilginin elde edilmesi, doğrulanması ve değerlendirilmesine yönelik süreçler de model kapsamında ele alınıyor.

Karakuş, 15 yıldır faaliyet gösteren bir eğitim teknolojileri şirketi olarak her yıl yüz binlerce öğrenciyle etkileşim kurduklarını belirterek, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni akademisyenler, eğitimciler ve psikologlardan oluşan danışman ağıyla değerlendirdiklerini söyledi.

Modelin Türkiye’nin eğitim alanındaki önemli paradigma değişimlerinden biri olduğunu düşündüklerini ifade eden Karakuş, modeli farklı ülkelerdeki eğitim sistemlerinin doğrudan bir kopyası olarak değerlendirmenin doğru olmayacağını belirtti.

Karakuş, modelde bilginin yalnızca edinilmesine değil, sorgulanmasına, ilişkilendirilmesine ve kullanılmasına odaklanan yaklaşımın dünyadaki eğitim politikalarında giderek daha fazla tartışılan beceri başlıklarıyla kesiştiğini söyledi.

“Yapay zeka çağında yetkinlik ve sorumluluk birlikte ele alınmalı”

OECD’nin 2026 tarihli Dijital Eğitim Görünümü raporunda da üretken yapay zekanın öğrencilerin belirli görevlerdeki performansını artırabileceği, ancak bu performans artışının her durumda kalıcı öğrenme kazanımına dönüşmeyebileceğine dikkat çekiliyor.

Karakuş, yapay zekanın eğitimde kullanımında temel meselenin teknolojinin öğrencinin düşünme ve öğrenme sürecini nasıl etkilediği olduğunu belirtti.

Teknolojik imkanların gelişmesiyle etik sorumluluğun da daha fazla önem kazandığını vurgulayan Karakuş, “Teknolojik kapasite arttıkça, o kapasitenin hangi amaçla ve hangi değerlerle kullanıldığı da önem kazanıyor. Yetkinlikle sorumluluğu birlikte ele almak, özellikle yapay zeka çağında daha kritik hale geliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde yer alan “Erdem-Değer-Eylem” yaklaşımı kapsamında da adalet, saygı ve sorumluluk çatı değerler arasında bulunuyor.

Modelin başarısında uygulama ve ölçme belirleyici olacak

Beceri temelli bir eğitim modelinin başarısının yalnızca öğretim programlarının içeriğine bakılarak değerlendirilemeyeceğini belirten Karakuş, sınıf içi uygulamalar ve ölçme-değerlendirme süreçlerinin önemine dikkat çekti.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen görüşlerini analiz etmesinin ve bağlam ile beceri temelli soru modellerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütmesinin önemli olduğunu belirten Karakuş, şöyle konuştu:

“Bir eğitim modelinin başarısını; öğretmenin sınıftaki uygulaması, ölçme ve değerlendirme sistemi, teknolojinin nasıl kullanıldığı ve zaman içinde ortaya çıkacak öğrenci çıktıları gösterir. Önümüzdeki dönemde bakılması gereken temel konu, modelde tanımlanan becerilerin öğrencilerin düşünme, problem çözme, karar verme ve bilgiyi kullanma biçimlerine ne ölçüde yansıdığı olacak.”

Karakuş, eğitim teknolojilerinin öğrencinin düşünme sürecinin yerine geçmemesi, bu süreci desteklemesi gerektiğini vurguladı.

Yeni eğitim öğretim yılının, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin beceri temelli yaklaşımının sınıf içindeki uygulamalarının ve ölçülebilir öğrenci çıktılarının izlenmesi açısından önemli bir dönem olacağı değerlendiriliyor.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevgi Sevgi 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Canına Vay Canına 0