PwC araştırması: Yapay zekâ iş gücü piyasasını yeniden şekillendiriyor
Yapay zekâ, küresel iş gücü piyasasında yeni bir dönemi beraberinde getiriyor. PwC’nin altı kıtada 1 milyardan fazla iş ilanını analiz ettiği 2026 Yapay Zekânın İş Alanlarına Etkisi Araştırması’na göre, uzmanlık ve insan muhakemesi gerektiren roller diğer işlere kıyasla iki kat daha hızlı büyüyor. Yapay zekâ becerilerine sahip çalışanların ücret avantajı ise yüzde 62’ye ulaşıyor.
PwC’nin 2026 Küresel Yapay Zekânın İş Alanlarına Etkisi Araştırması (AI Jobs Barometer 2026), yapay zekânın iş gücü piyasası üzerindeki etkisinin yalnızca otomasyon ve iş kaybıyla sınırlı olmadığını ortaya koydu. Araştırmaya göre yapay zekâyı etkin şekilde kullanan şirketlerde istihdam, ücretler ve iş gücü verimliliği daha hızlı artarken; muhakeme, liderlik ve yaratıcılık gibi insani becerilerin önemi de giderek yükseliyor.
Araştırma kapsamında 27 ülkede, altı kıtadan 1 milyardan fazla iş ilanı incelendi. Çalışmada yapay zekânın işlerin yanı sıra beceri ihtiyaçları, ücretler ve şirketlerin verimlilik performansı üzerindeki etkileri ele alındı.
Yapay zekâ kullanan şirketlerde istihdam daha hızlı artıyor
Araştırmaya göre yapay zekâdan en fazla fayda sağlayan şirketlerde çalışan sayısı yüzde 52 artarken, yapay zekâdan daha az etkilenen şirketlerde istihdam artışı yüzde 36 seviyesinde kaldı.
Ücretlerdeki değişim de benzer bir tablo ortaya koydu. Yapay zekâdan en fazla fayda sağlayan şirketlerde ücretler yüzde 24 artarken, daha az etkilenen şirketlerde bu artış yüzde 17 olarak gerçekleşti.
Yapay zekâ kullanımının hız kazandığı 2022 yılından bu yana, teknolojiden en fazla etkilenen şirketlerdeki verimlilik artışının, en az etkilenen şirketlere kıyasla yüzde 40 daha yüksek olduğu belirtildi.
Yapay zekâ kullanımının yoğun olduğu sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerde iş gücü verimliliği 2018 yılına göre yüzde 34 yükseldi. Bu grubun en üst yüzde 20’lik bölümünde yer alan şirketlerde ise verimlilik artışı yüzde 163’e ulaştı.
İş gücü piyasasında iki farklı yapı ortaya çıkıyor
Araştırma, yapay zekânın iş gücü piyasasında iki farklı dinamiği güçlendirdiğine dikkat çekiyor.
İlk grupta, yapay zekânın rutin görevleri üstlenmesiyle insan uzmanlığı ve muhakemenin daha fazla öne çıktığı profesyonelleşmiş roller bulunuyor. Radyologlar ve insan kaynakları uzmanları gibi örneklerin yer aldığı bu gruptaki işlerin, yapay zekânın görevleri uzman olmayan çalışanlar için daha erişilebilir hale getirdiği rollere kıyasla iki kat daha hızlı büyüdüğü ifade ediliyor.
İkinci gruptaki demokratikleşmiş roller ise yapay zekânın belirli görevleri daha kolay ve daha geniş bir çalışan kitlesi tarafından gerçekleştirilebilir hale getirdiği işleri kapsıyor. Bu alanlarda istihdam ve ücret artışlarının daha sınırlı kaldığı görülüyor.
Yapay zekâ becerilerine talep hızla yükseliyor
Yapay zekâdan en fazla etkilenen işlerde ihtiyaç duyulan becerilerin, daha az etkilenen işlere kıyasla iki kattan fazla hızla değiştiği belirlendi.
Bu işlere eklenen yeni görevlerin empati, muhakeme ve yaratıcılık gibi insan odaklı becerilere dayanma ihtimali de 2,5 kat daha yüksek.
Öte yandan sistem mühendisliği ve makine öğrenmesi gibi yapay zekâya özgü becerileri gerektiren iş ilanlarının genel iş gücü piyasasına göre yaklaşık sekiz kat daha hızlı büyüdüğü görüldü. Bu pozisyonlarda aranan yapay zekâ becerilerine sahip çalışanların ortalama ücret avantajı ise yüzde 62 seviyesine ulaştı.
Giriş seviyesi pozisyonlar da değişiyor
Araştırmanın dikkat çeken başlıklarından biri de kariyerin ilk basamaklarında yaşanan dönüşüm oldu.
Yapay zekâ ile ilişkili giriş seviyesi pozisyonların; liderlik, stratejik düşünme ve yüz yüze iletişim gibi geleneksel olarak daha kıdemli çalışanlardan beklenen becerileri gerektirme olasılığının diğer başlangıç pozisyonlarına kıyasla yedi kat daha yüksek olduğu belirtildi.
Bu nitelikli giriş seviyesi pozisyonların sayısı 2019'dan bu yana yüzde 35 artarken, diğer standart giriş seviyesi rollerinde yüzde 10'luk gerileme yaşandı.
Bu değişimin, şirketlerin genç çalışanları kariyerlerinin daha erken aşamalarında karmaşık karar alma süreçlerine hazırlamasını ve mentorluk ile gelişim modellerini yeniden ele almasını gerektirdiği değerlendiriliyor.
“Yapay zekâ, insan uzmanlığını güçlendiren bir araç”
PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde yapay zekânın iş dünyasındaki etkisinin ekonomik verilere yansıdığını belirtti.
Ulu, yapay zekâdan yüksek geri dönüş elde eden şirketlerin teknolojiyi yalnızca rutin işleri otomatikleştirmek veya maliyetleri azaltmak amacıyla kullanmadığını; insan uzmanlığını güçlendirme, inovasyonu hızlandırma ve yeni değer alanları oluşturma amacıyla da değerlendirdiğini ifade etti.
Ulu ayrıca, Türkiye’deki şirketlerin yapay zekâyı operasyonel verimlilik aracının ötesinde yeni gelir kaynakları oluşturma, iş rollerini yeniden tanımlama ve yetenek dönüşümünü yönetme stratejisinin bir parçası olarak ele almasının önemine dikkat çekti.
Yapay zekâ iş tanımlarını da değiştiriyor
Araştırmanın genel sonuçları, yapay zekânın çalışma hayatında yalnızca bazı görevleri otomatikleştirmediğini, aynı zamanda işlerin gerektirdiği becerilerin yapısını da değiştirdiğini gösteriyor.
PwC’nin analizine göre yapay zekâ ile dönüşen işlerde teknik becerilerin yanı sıra muhakeme, liderlik, yaratıcılık ve empati gibi insan odaklı yetkinliklerin önemi artıyor. Bu durum, şirketlerin hem mevcut çalışanların becerilerini geliştirmesini hem de yeni yetenek ihtiyaçlarını buna göre şekillendirmesini gündeme getiriyor.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Sevgi
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Vay Canına
0
