KKDİK’te kritik uyarı: Kayıt takvimini yalnızca tonaja göre belirlemek riskli

KKDİK kapsamında ilk kayıt dönemi 31 Aralık 2026’da sona eriyor. Uzmanlar, şirketlerin madde portföylerini değerlendirirken yalnızca yıllık tonaja odaklanmasının bazı maddelerin kayıt süresinin gözden kaçmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle CMR kategori 1A ve 1B kapsamındaki maddelerde eşik tonajın 1 tona kadar düşmesi, firmaların kayıt planlamasında tehlike sınıflandırmasını da dikkate almasını gerektiriyor.

Eylül 22, 2026 - 16:19
 0   158.7bin
KKDİK’te kritik uyarı: Kayıt takvimini yalnızca tonaja göre belirlemek riskli

Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmelik (KKDİK) kapsamında ilk kayıt dönemi 31 Aralık 2026’da sona erecek. Şirketlerin kayıt yükümlülüklerini belirlerken madde portföylerini yalnızca yıllık kullanım veya ithalat miktarına göre sıralamasının ise yanlış takvimlendirmeye neden olabileceği belirtiliyor.

Kimyasal mevzuat yazılımları geliştiren URİKEM’in Genel Müdürü Kutlu Altun, kayıt takviminde tonajın tek belirleyici olmadığını vurgulayarak, “Eşiği belirleyen ölçüt her zaman tonaj değil, maddenin tehlike sınıfı olabilir. Yılda 3 ton kullanılan bir madde, CMR sınıfındaysa, bin tonluk bir maddeyle aynı takvime tabi olabilir” dedi.

CMR maddelerde eşik 1 tona kadar düşüyor

KKDİK kapsamındaki ilk kayıt döneminde genel olarak yılda 1000 ton ve üzeri imal veya ithal edilen maddeler yer alıyor. Ancak belirli tehlike sınıflarındaki maddeler için daha düşük tonaj eşikleri uygulanıyor.

Kanserojen, mutajen veya üreme sistemine toksik özellikleri kesin olarak bilinen ya da kuvvetle muhtemel olan CMR kategori 1A ve 1B maddelerde eşik yıllık 1 ton olarak uygulanırken, sucul ortama akut zararlı kategori 1 maddelerde eşik 100 ton olarak belirleniyor.

Bu kapsamdaki kayıtların 31 Aralık 2026’ya kadar tamamlanması gerekiyor.

İkinci kayıt diliminde yıllık 100 ton ve üzerindeki maddeler için son tarih 31 Aralık 2028. Yıllık 1 ton ve üzerindeki maddeler için ise son tarih 31 Aralık 2030 olarak öngörülüyor.

Kutlu Altun, özellikle CMR maddelerdeki düşük tonaj eşiğinin gözden kaçabildiğine dikkat çekerek, “CMR kategori 1A ve 1B maddeler için eşik yılda yalnızca 1 ton. Bu da düşük miktarda kullanıldığı için ikinci veya üçüncü dilimde olduğu varsayılan bir maddenin aslında 2026 takvimine tabi olabileceği anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

“Portföy büyüdükçe gözden kaçma ihtimali artıyor”

Şirketlerin madde portföylerinin büyümesiyle birlikte kayıt takibinin de zorlaştığını belirten Altun, birçok firmada mevzuat süreçlerinin hâlâ manuel yöntemlerle takip edildiğini söyledi.

Altun, “Elle takipte sorun yavaşlık değil, gözden kaçandır. Portföyde tek bir CMR maddesi yanlış sıralandığında, takvimin tamamı kayar. Firma kendini 2030 diliminde sanır, oysa o madde için süre 2026’da dolmuştur” dedi.

Mevzuat yazılımlarında elde edilen sonuçların da dayanaklarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Altun, sonuçların güvenilirliğinin kullanıcı açısından kritik olduğunu belirtti.

“Bu yüzden hiçbir sonuç tek başına çıkmaz. Hangi maddeye dayandığı ve ne kadar güvenilir olduğu yanında yazar. Kullanıcının bize değil, dayanağa güvenmesi gerekir” diyen Altun, yazılımın kararın yerine geçmekten ziyade kontrol ve takip mekanizması olarak kullanılması gerektiğine işaret etti.

Yazılımlar kayıt ve bildirim süreçlerini tek noktada topluyor

KKDİK kapsamındaki yükümlülüklerin takibi için geliştirilen yazılımlar, maddelerin tek tek sorgulanmasına ve kayıt yükümlülüğünün oluşup oluşmadığının kontrol edilmesine olanak sağlıyor.

URİKEM’in geliştirdiği uygulamalar arasında KKS (Kimyasal Kayıt Sistemi) bildirimi, UFI (Benzersiz Formül Tanımlayıcısı) kodu ve PCN (Zehir Merkezi Bildirimi) dosyası, KKDİK kaydı, MBDF (Madde Bilgisi Değişim Forumu) ve tonaj bandı takibi, SEA sınıflandırması ile Güvenlik Bilgi Formu hazırlama süreçleri bulunuyor.

Altun’a göre bu sistemlerin temel işlevlerinden biri, hiçbir maddenin kayıt takviminin dışında kalmamasını kontrol etmek. Tonaj bandındaki değişikliklerin izlenmesi ve buna bağlı uyarıların oluşturulması ile bildirim dosyalarının standartlaştırılması da yazılımın sunduğu işlevler arasında yer alıyor.

Kimyasal mevzuat deneyimi yazılıma taşındı

Merkezi İstanbul’un Kartal ilçesinde bulunan URİKEM, mevzuat uygulamalarının yanı sıra kimya tesislerine yönelik proses ve maliyet modelleri de geliştiriyor. Kütle, ısı ve entalpi dengelerine dayalı modeller; formülasyon çözümü, maliyet kırılımı ve duyarlılık analizi gibi çıktılar sunuyor. Sonuçlar ise “güvenilir”, “doğrulanmalı” veya “kritik” şeklinde işaretleniyor.

Türkiye’de kimyasal mevzuat danışmanlığı alanında 2010’dan bu yana faaliyet gösteren ONAY Mühendislik’in saha deneyimi, 2023 yılında URİKEM aracılığıyla yazılım uygulamalarına aktarılmaya başlandı.

URİKEM Yönetim Kurulu Başkanı Yeşim Altun, şirketin ilk aşamada kimya sektöründeki kayıt, bildirim ve takip süreçlerine yönelik uygulamalar geliştirdiğini belirterek, “Danışmanlık bilgiyi kişide tutar, yazılım bilgiyi herkese açar. Biz bilgiyi elimizde tutarak değil, 16 yıllık birikimimizi yaygınlaştırarak kazanmayı seçtik. Kimya firmalarının neye ihtiyaç duyduğunu tahmin etmiyoruz. Yıllardır birlikte çalıştığımız için çok iyi biliyoruz. Bu yüzden ürettiğimiz uygulamalar gerçek bir işi çözüyor” dedi.

URİKEM, kimya sektörünün yanı sıra farklı sektörlerdeki firmaların çalışma düzenlerine göre uyarlanabilen yazılım çözümleri üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevgi Sevgi 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Canına Vay Canına 0