İstanbul Ticaret Kongresi başladı: Küresel ticaretin geleceği İstanbul’da ele alınıyor
Kamu, iş dünyası, akademi ve uluslararası kuruluşların temsilcilerini bir araya getiren İstanbul Ticaret Kongresi başladı. “Değişen Dünyada İstikrar Paradigması: Küresel Ticaretin Sorumluluk Perspektifiyle Yeniden İnşası” temalı kongrede jeopolitik risklerden dijital ve yeşil dönüşüme, ticari istihbarattan yeni ticaret politikalarına kadar birçok başlık değerlendiriliyor.
Küresel ticaretin değişen yapısı, artan jeopolitik riskler ve yeni ekonomik dengeler İstanbul’da düzenlenen İstanbul Ticaret Kongresi’nde ele alınıyor. “Değişen Dünyada İstikrar Paradigması: Küresel Ticaretin Sorumluluk Perspektifiyle Yeniden İnşası” temasıyla gerçekleştirilen kongre, kamu, iş dünyası, akademi ve uluslararası kuruluşların temsilcilerini bir araya getiriyor.
Kongrenin açılışında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek ile İstanbul Ticaret Üniversitesi Düşünce ve Proje Üretim Akademisi Müdürü ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Nazım Ekren konuşma yaptı.
Kongrede küresel ticarette değişen dengelerin yanı sıra jeopolitik gelişmeler, yeşil ve dijital dönüşüm, ticaret kuralları, etik değerler, ticari istihbarat ve ticari diplomasi gibi başlıklar farklı boyutlarıyla değerlendiriliyor.
“Küresel ticarette şoklar sürekli yönetilmesi gereken bir unsur haline geldi”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ticarette dengelerin değiştiği ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğini belirterek, kongrenin Türkiye’nin üretim, ihracat ve yatırım imkanlarının değerlendirilmesi açısından önem taşıdığını ifade etti.
Son 20 yıllık dönemde küresel ekonomi ve ticarette krizlerin ve şokların daha sık yaşandığını belirten Yılmaz, Rusya-Ukrayna savaşı ile Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji fiyatlarının yanı sıra üretim maliyetleri, enflasyon, lojistik, dış ticaret, finansal koşullar ve büyüme üzerinde etkili olduğunu söyledi.
Yılmaz, küresel ekonomide şokların artık istisnai gelişmeler olmaktan çıkarak sürekli yönetilmesi gereken bir unsur haline geldiğini belirtti. Uluslararası kurumların ve kuralların zayıfladığı bir döneme dikkat çeken Yılmaz, küresel mal ticaretindeki büyümenin yavaşlamasının beklendiğini aktardı.
Türkiye ekonomisinin küresel koşullara rağmen üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle öne çıktığını belirten Yılmaz, Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılasının 2025 yılında 1,6 trilyon dolara yükseldiğini, 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla yıllıklandırılmış GSYH’nin 1,7 trilyon doları aştığını ifade etti.
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyüdüğünü ve kesintisiz büyüme döneminin 24 çeyreğe ulaştığını söyledi.
Mal ihracatının 2002 yılında 36 milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 273,2 milyar dolara yükseldiğini belirten Yılmaz, hizmet ihracatının da aynı dönemde 14 milyar dolardan 125 milyar dolara çıktığını kaydetti. Yılmaz, mal ve hizmet ihracatı toplamının 2025 yılında 400 milyar dolara yaklaştığını, ağustos ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar doları geçtiğini ve toplam mal ve hizmet ihracatının 405 milyar doları aşmasının beklendiğini aktardı.
“Küresel ticaretin yeniden inşası Türkiye olmadan eksik kalır”
İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç ise küresel ticaret sisteminin jeopolitik ve jeoekonomik gerilimlerin, korumacı politikaların, yüksek gümrük tarifelerinin ve tedarik zinciri sorunlarının etkisi altında olduğunu söyledi.
Enerji ve lojistik maliyetlerindeki dalgalanmalar ile dijital ve yeşil dönüşümün ticaretin yapısını değiştirdiğini belirten Avdagiç, küresel mal ve hizmet ticaretinin 2025 yılında 35,2 trilyon doları aşarak rekor seviyeye ulaştığını ifade etti.
Avdagiç, korumacı politikaların ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların maliyetleri artırdığını belirterek, küresel ticaretin geleceği açısından yeni yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Ticaret yapan şirketlerin artık yalnızca fiyat ve kalite üzerinden rekabet etmediğini belirten Avdagiç; finansmana erişim, enerji maliyetleri, teslimat güvenilirliği, mevzuata uyum ve bilgi kapasitesinin de rekabet gücünü belirleyen unsurlar arasında yer aldığını söyledi.
Ticaret ve barış ilişkisi vurgulandı
İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. İsrafil Kuralay da konuşmasında ticaret ile barış arasındaki ilişkiye dikkat çekti.
Ticaretin rekabet ve karşılıklı fayda temelinde gelişmesinin ekonomik refah açısından önem taşıdığını belirten Kuralay, kalıcı refah için barış ortamının korunmasının gerekli olduğunu ifade etti.
Kuralay ayrıca yapay zekânın küresel ticaret üzerindeki etkisine değindi. Yapay zekânın doğru politikalarla üretkenlik kazanımları ve ticaret maliyetlerindeki düşüş yoluyla küresel ticaret hacmini önemli ölçüde artırabileceğine ilişkin öngörüleri aktaran Kuralay, ticaret ve pazarlama alanlarında yapay zekâ kullanımının tüketici davranışlarının tahmin edilmesinden gerçek zamanlı çözümlere kadar birçok alanı dönüştürdüğünü söyledi.
“Ticaretin geleceğine ilişkin ortak düşünce zemini oluşturmak istiyoruz”
İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek, üniversitenin ticaret ve finans alanlarını stratejik ihtisaslaşma alanları arasında değerlendirdiğini belirtti.
İstanbul Ticaret Kongresi’nin üniversitenin akademik birikiminin doğal bir uzantısı olduğunu ifade eden Şimşek, amaçlarının yalnızca ticareti konuşmak değil, ticaretin geleceğini anlamaya ve bu alanda araştırmalar yapmaya katkı sağlamak olduğunu söyledi.
Şimşek, ticaretin bilgi, üretim ve yenilikçiliği bir araya getirerek sürdürülebilir refahın oluşmasına katkı sağlayan küresel bir değer üretme mekanizması olduğunu ifade etti.
Yeni ticaret paradigması iş dünyasının kararlarını değiştirecek
Kongre Başkanı Prof. Dr. Nazım Ekren ise ticaret politikalarının sanayi, teknoloji, enerji, iklim ve güvenlik politikalarıyla daha fazla kesişmeye başladığını belirtti.
İş dünyasının tedarik zincirlerinde maliyet ve verimliliğin yanı sıra kritik bağımlılıkları ve kırılganlıkları da dikkate alması gerektiğini söyleyen Ekren, uluslararası ticarette rekabet ile koruma arasındaki dengenin yeniden ele alınmasının önem taşıdığını vurguladı.
Ekren, ekonomik araçların ulusal güvenlik gerekçeleriyle daha fazla kullanılmaya başlandığı bir dönemde, ekonomik açıklık ile ulusal güvenlik arasında dengeli bir yaklaşım oluşturulması gerektiğini ifade etti.
İş dünyasına da çağrıda bulunan Ekren, şirketlerin küresel gelişmelerin orta ve uzun vadede faaliyet alanlarına etkisini analiz etmeleri, öncelikli ticaret koridorlarını belirlemeleri ve değer yaratma potansiyellerini değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.
İstanbul Ticaret Kongresi, küresel ticaretin geleceğine ilişkin farklı başlıkların ele alınacağı oturumlarla devam edecek ve 24 Eylül akşamı sona erecek.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Sevgi
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Vay Canına
0
