Alhat’tan Tarım Ürünleri İhracatına Yeniden DFİF Desteği Çağrısı

ABD’nin Türk zeytin ve zeytinyağına uyguladığı yüzde 12,5 oranındaki ek gümrük vergisi, Türk ihracatçısını önemli pazarlardan birinde rakipleri karşısında zor durumda bıraktı. Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Alper Alhat, değişen ticaret koşulları nedeniyle geçmişte uygulanan DFİF desteklerinin yeniden hayata geçirilmesini istedi.

Ağustos 28, 2026 - 14:10
 0   136.9bin
Alhat’tan Tarım Ürünleri İhracatına Yeniden DFİF Desteği Çağrısı

Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü, ABD’nin Türkiye’den ithal edilen ürünlere yönelik yüzde 12,5 oranındaki ek gümrük vergisi kararıyla yeni bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldı.

Döviz kurlarındaki gelişmeler ve yüksek faiz nedeniyle ihracatçıların zorlandığını belirten sektör temsilcileri, ABD’nin ülkelere göre farklılaşan ek tarife uygulamasının Türk ürünlerinin rekabet gücünü daha da zayıflattığına dikkat çekiyor.

ABD’ye ihraç edilen Türk zeytinyağına mevcut gümrük vergilerine ek olarak yüzde 12,5 oranında vergi uygulanması, Türkiye’nin önemli rakiplerinden Tunus’un ek tarifeden muaf tutulması ve Avrupa Birliği ürünlerine daha düşük oranlarda vergi uygulanması, Türk ihracatçısının ABD pazarındaki rekabet koşullarını zorlaştırdı.

“İhracat destekleri yeniden başlamalı”

Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Alper Alhat, Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) “haksız rekabete yol açtığı” yönündeki değerlendirmeleri sonrasında yaklaşık üç yıl önce kaldırılan Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) desteklerinin yeniden uygulanmasını talep etti.

Alhat, geçmişte tarım ürünleri ihracatına sağlanan DFİF desteklerinin, Türkiye’nin değişen rekabet koşullarında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Alhat, “Geçmişte tarım ürünleri ihracatlarına Türkiye’nin verdiği DFİF destekleri, Dünya Ticaret Örgütü’nün ‘Haksız rekabete yol açıyor’ uyarısı ile kaldırılmıştı. DTÖ, ABD’nin zeytinyağı üretici ülkelerine uyguladığı bu farklı tarifelere acaba ne diyor? ABD tarifelerinin ve döviz kurlarının oluşturduğu sıkıntıların giderilmesi için eskiden istifade ettiğimiz ihracat desteklerinin tekrar verilmeye başlamasını talep ediyoruz” dedi.

“Ek tarife sektörün sübvanse edebileceği boyutun üzerinde”

Küresel ticarette rekabetin giderek sertleştiğine dikkat çeken Alhat, tarım ve gıda sektörünün stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Alhat, şu değerlendirmede bulundu:

“Artık sadece topla tüfekle savaşılmıyor. Ne yazık ki sadece zeytin değil, genel olarak tarım cephesi döviz kurlarından ve yüksek faizden büyük yara alıyor. Bir de üstüne ABD’nin ek vergisi sektörümüze bomba gibi düştü. Tarım ve gıda stratejiktir. Özellikle ambalajlı pazarlarımızı korumak ve geliştirmek için devletin desteğine her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.”

İspanya’daki fiyatların birkaç yıldır Türkiye’nin altında gerçekleştiğini belirten Alhat, Türk ihracatçılarının pazarlarını korumak için kârlılıklarından fedakârlık yaptığını ve ihracatçıya sağlanan yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinden yararlandığını söyledi.

Alhat, “Fakat bu ek tarife bizim sübvanse edebileceğimiz boyutun üstünde” ifadelerini kullandı.

Tüm değer zinciri risk altında

Ambalajlı ihracat pazarlarının kaybedilmesinin yalnızca ihracatçıları etkilemeyeceğini belirten Alhat, olası pazar kayıplarının çiftçilerden sanayicilere, ambalaj ve lojistik sektörlerinden diğer paydaşlara kadar tüm değer zincirinde etkisini gösterebileceğini söyledi.

ABD başta olmak üzere yıllar içerisinde oluşturulan dağıtım ağlarının ve marka bağlantılarının korunmasının önemine dikkat çeken Alhat, geçici maliyet baskılarının kalıcı pazar kaybına dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.

“Kaybedilen pazarı geri kazanmak daha maliyetli”

Türkiye’nin kaliteli tarımsal üretim gücünü katma değerli ihracata dönüştürmeye devam edebilmesi için hem diplomatik girişimlerin sürdürülmesi hem de ihracat desteklerinin yeniden devreye alınması gerektiğini belirten Alhat, özellikle ABD pazarındaki rekabet koşullarına dikkat çekti.

Alhat, “Kaybedilen pazarı geri kazanmak, korumaktan çok daha maliyetli” değerlendirmesinde bulunarak, ABD nezdindeki diplomatik girişimlerin devam etmesi ve DFİF desteklerinin yeniden başlatılması çağrısını yineledi.

Geçmişte uygulanan DFİF desteklerinin ambalaj boyutu küçüldükçe ve Türk markası kullanıldığında kademeli olarak arttığı belirtildi. Bu kapsamda Türk markalı 1 litre ve daha küçük ambalajlı zeytinyağı için ton başına 650 dolar, sofralık zeytin için ise ton başına 260 dolar destek uygulanıyordu.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevgi Sevgi 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Canına Vay Canına 0